Evde, kafede veya otobüste otururken, hatta yürüyerek bir yere giderken telefon elinizde, Instagram’da geziniyor musunuz? Twitter’daki bildirimlerinizi kontrol etmekten işlerinize odaklanamaz mı oldunuz? Facebook’taki gönderimi kim beğenmiş, beni kim arkadaş olarak eklemiş ya da kim arkadaşlıktan çıkarmış… Örneklerin sonu gelmez. Sosyal medya bağımlılığı ciddi bir konu ve tüm bunları yapıyor oluşunuz sosyal medya bağımlısı olduğunuzu göstermese de ortada bir sorun olduğunu tespit etmeyi kolaylaştırabilir.

Ülkemizde günlük olarak internete harcanan süre ortalama 7 saatin üzerinde olarak hesaplanırken, sosyal medyaya da takriben 2.5 saatten fazla zaman harcadığımız düşünülüyor. Üstelik internet trafiğinin yarısından fazlasının mobil cihazlardan sağlandığını göz önünde bulundurunca, sosyal medya bağımlılığının büyük bir tehdit olduğu sonucuna ulaşmak kaçınılmaz.

Dünya üzerinde sosyal medya kullanıcılarının 3.2 milyarın üzerinde olduğu tahmin ediliyor… Bu aklımızın alamayacağı kadar büyük bir rakam. Dünya üzerinde küçük bir dünya olarak ifade edebileceğimiz sosyal medya, insanlar için de keza ikinci bir dünyaya dönüşmüş durumda. Koltuktan kalkmadan insanlarla etkileşime geçebilmenin kuşkusuz tembelleştirici bir etkisi var; normalde ulaşamayacağı sosyal tatminlere kavuşturarak, sosyal ihtiyaçlarını giderdiği yanılgısına kapılmasına sebep oluyor.

Sosyal Medya Çağından Dikkat Dağınıklığı Çağına

Önce 140, sonra 280 karakterlik tweet’ler okumakla uzunca bir yazı okumanın birbirinden çok farklı aktiviteler olduğu aşikâr. Kaçımız kitap okurken telefonumuza gelen bir bildirimden dolayı kitabı bir kenara bırakıp telefona sarılmadık? Film izlerken Twitter’a dalıp gitmedik veya Instagram’da fotoğraf üzerine fotoğraf like’lamaya koyulmadık? Sosyal medya çağında dikkatimizi dağıtan o kadar çok etken var ki, herhangi bir etkinliği kesintisiz olarak yapabilmemiz imkânsız hale gelmiş durumda. Sosyal medyaya olan bağlılığımızın bir gün bağımlılığa dönüşmeyeceğini garantileyen pek bir şey yok. Eğer insanlarla ilişkilerimiz ve iş hayatımız ciddi olarak etkileniyorsa, sağlık sorunları yaşamaya başladıysak, sosyal medyada saatler geçirdikten sonra kendimizi bunalmış ve daralmış hissediyorsak, tüm bunların uyarı işaretleri olduğunu düşünerek harekete geçmek büyük önem arz ediyor.

Sosyal Medya Bağımlığının Zararları

Tıpta henüz internet ve sosyal medya bağımlılığı mutlak surette rahatsızlık olarak kabul edilmese de, video oyunu bağımlılığıyla ilgili ciddi çalışmalar yapılıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde, Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders adlı kaynakta video oyunu bağımlılığı, üzerine daha çok çalışılması gereken ancak dikkate değer bir olgu olarak tanımlanıyor.

Buna rağmen sosyal medya bağımlılığı için rehabilitasyon hizmeti veren merkezler mevcut. Bunlardan biri 12 aşamalı bir sosyal medya rehabilitasyonu sanan Amerika merkezli Restart adlı firma. İnternetten ve sosyal medya platformlarından uzak kalınan bir zaman diliminden sonra yavaş yavaş, sağlıklı biçimde geri alıştırılma sürecinden meydana gelen bu rehabilitasyon,

Bundan bağımsız olarak sosyal medya bağımlılığının zararlarının pek çok farklı yönü mevcut.

Özgüven Problemleri: Başkalarının mükemmel görünen hayatlarını hiç durmadan izlemenin kişide yarattığı özgüvensizlik, tedavi edilmesi çok zor yaralar açabilir. Veya kendi hayatını da mükemmel göstermek için girişilen sonu gelmez çaba, insanın kişiliğinde büyük tahribatlara yol açabilir.

Siber Zorbalık: Siber zorbalık da sosyal medyayla beraber gelen en büyük belalardan biri. Yüz yüze olmamanın ve zaman zaman anonimliğin getirdiği özgürlük hissi, insanları başkalarına karşı son derece acımasız kılabiliyor. Hakaret ve linç yoluyla başka sosyal medya kullanıcılarını ezmek, maalesef günümüzde alışık olduğumuz gerçeklerden bir tanesi. Ve insanlar üzerinde çok büyük travmatik etkiler oluşturabiliyor.

Uyku Bozuklukları: Sürekli parlak bir ekrana bakmanın ve beynini bu küçük çerçevenin ardındaki devasa dünyayla meşgul etmenin sonucu göz yorgunluğu ve uykusuzluk olabiliyor elbette… Uyku hijyeni için belli bir saatten sonra internet ve sosyal medya kullanımını kısıtlamak, zihninizin gevşemesine izin vermek bu sorunun çözümü olabilir.

Kaçırma Sendromu (Missing Out SyndromeI)

Sosyal medyanın hayatımıza kattığı en ciddi mevhumlardan biri de İngilizcede missing out syndrome olarak anılan, bir şeyleri kaçırma veya uzak kalma korkusu olarak niteleyebileceğimiz durum… Birkaç saat hatta birkaç dakika dahi sosyal medyadan uzak kalınca başka insanların vakıf olduğu bilgi ve görgüden uzak kalma çekincesi, insanları ne kadar isteseler dahi sosyal medya kullanımını sağlıklı bir seviyeye getirmekten uzaklaştırıyor. Hepimiz Twitter’dan birkaç saat uzak kalınca dünyadaki tüm gelişmeleri kaçırdığımız hissine kapılmışızdır.

Sonuç olarak sosyal medya bağımlılığı hafife alınmaması gereken bir konu. Bize son derece yararlı, işlevsel ve sağlıklı görünen pek çok şeyde olduğu gibi sosyal medya da kötüye kullanıldığı zaman bir canavara dönüşebiliyor….

Show Full Content
Previous NASIL DİJİTAL PAZARLAMA UZMANI OLUNUR?
Next Dijital Pazarlamada Podcast Yayıncılığı Neden Önem Kazandı?

Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

NEXT STORY

Close

iPhone’unuzda Mutlaka Bulunması Gereken 5 Uygulama

Mayıs 8, 2019
Close